| ZAMAN HAYIRDA YARIŞMAKTIR (Sami DEMİR) |
|
|
|
| Pazar, 23 Mayıs 2010 | |
|
Asra yemin olsun ki, insanoğlu hüsrandadır. Oldukça çarpıcı, veciz bir cümle değil mi? Ama bir o kadar da uyarıcı ve ürkütücü. Zaman ve insan bir arada ancak bu kadar uyarıcı, dikkat kesici bir şekilde kullanılabilir. Elbette burada uyarılan insanoğludur. Çünkü insanoğlu çoğunlukla zamanın idrakinde değildir. Geçici dünyevi değerler hayatını o kadar meşgul etmiş ki zaman su gibi akıp gitmektedir. O zaman tünelinin sonuna geldiğinin bile farkında değildir. Dünya hayatı onu avucunun içine alacak kadar dünyevileşmiştir. Dolayısıyla sahip olduğu tüm insani, ahlaki, vicdani, manevi hasletlerini kaybeden biri için akibet hüsrandır. Daha baştan zaman tünelinde yolculuğa çıkan insanı böylesine bir tehlike bekliyorsa orada uyarı levhalarının olması gerekmez mi? Asra yemin olsun ki, insanoğlu hüsrandadır cümlesi adeta bir ser levhadır. Sonu hüsranla bitmesi mukadder olan bir yolculuğu insanın lehine dönüştürebilecek kadar uyarılarla doludur. Yine bu yolculuk esnasında insanda olması gereken hasletleri, özellikleri, bilgileri gözler önüne sermektedir. Zamanı gereği gibi kullanamama insanoğlunun en büyük zaafıdır. Deyim yerindeyse insanoğlunun yumuşak karnıdır zaman. Zamanın değerini bilmeyenler için o tüketilmesi/harcanması gereken bir nesne gibi görülür. Zamanın idrakinde olmayanların hayat tasavvuru oyun ve eğlenceden ibaret kalıyor. Oyun ve eğlenceden öteye gitmeyen bir hayat hüsrandan başka ne olabilir ki? Hayatı oyun ve eğlenceden ibaret sananlar zamanı hafife alanlardır. Oysa zaman hafife alınmayacak kadar değerlidir. Zaman konusunda hiçbir cümle bu kadar çarpıcı değildir. İnsana daha baştan zaman konusunda zafiyeti, eksikliği hatırlatılmaktadır. Zaman konusunda insana bir istikamet verilmektedir. Bir yandan bu hususta insan terbiye edilirken; öte yandan zamanla yarışmak yerine zamanı gereği gibi kullanma reçetesi sunulmaktadır. İnsan zamanın dışında bir varlık değil. Zamanın içinde bir varlıktır. Öyleyse onu daha verimli, faydalı kullanma yoluna neden gidilmesin? Bizden istenen bundan başka bir şey midir acaba? Ancak iman edenler, Salih amel işleyenler, hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna. İşte zamanı lehlerine çevirenler bunlardır. Zamanın lehimize şahitlik yapması için sahip olunması gereken vasıflar bir bir sıralanıyor. Ancak bu niteliklere sahip olanlar hakkıyla zamanı idrak ederler. Zamanı idrak eden hayırlı bir işten hayırlı bir işe koşar. Zira hayatta boş durmak, miskin miskin oturmak doğru değildir. Bir işten sonra başka bir iş gelir. Tembelliğe asla yer yoktur. Asra yemin olsun ki, insanoğlu hüsrandadır cümlesi zaman konusunda söze başlarken uyarı ile başlamamızı telkin etmektedir. Zaman insanoğlunun sahip olduğu ama bir türlü idrakinde olamadığı önemli bir hazinedir. Zamanı hakkıyla idrak etmek hayırda koşmayı gerektirir. Zaman su gibi avucumuzdan akıp giderken geride iyilik, hayır adına bıraktıklarımız kalır. »
Yorum yok Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
|
| Sonraki > |
|---|












Zaman su gibi avucumuzdan akıp gitmektedir. Onu durdurabilmek ya da yakalayabilmek mümkün değil. Bu yüzden insanoğlu zaman karşısında hayata yenik, mağlup başlamaktadır. Zamanın hızına, temposuna ayak uyduramadığı/uyum sağlayamadığı için de insanoğlu geriden gelmektedir. Böylesi bir durumda ne yapılabilir ki diyebilirsiniz. Oysa şu Kur’ani cümleye kulak kesilmek gerekmez mi?